• Anasayfa
  • Site haritası
  • RSS
  • Yazdır
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  • Ana sayfa
  • Hakkımızda
  • Bize ulaşın
  • Geri bildirim
  • Resim galerisi
  • Ziyaretçi defteri
  • Spor Kurulu
  • Spor Kolu
  • Basketbol
  • Voleybol
  • Salon Futbolu
  • Masa Tenisi
  • Satranç
  • Tenis
  • Atletizm
  • Yamaç Paraşütü
  • Su Altı Dalış
  • Briç
  • Bowling
  • Eskrim
  • Skydiving
  • Oryantring
  • Street Ball
  • Yüzme
  • Dart
  • Badminton
  • Kayak
  • Trekking
  • Bilardo
  • Bilek Güreşi
  • Futbol
  • Buz Pateni
  • misyon

SPOR KOORDİNATÖRLÜĞÜ

Sitede ara


İletişim

cerrahpaşa tıp fakültesi spor kolu

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Tıp Birimi Spor Koordinatörlüğü

0212 414 30 00 / 21270

tyalcin@istanbul.edu.tr

href="products/misyonumuz" target=_self>MİSYONumuz 

 

Misyonumuz

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi ve çalışanının beden ve ruh sağlığını korumak, dinlenme spor yapmak ve ilgi alanlarına göre boş zamanlarını değerlendirmek, yeni ilgi alanları kazanmalarına imkan sağlayarak, gerek sağlık ve gerekse sosyal durumlarının iyileşmesine, yeteneklerinin ve kişiliklerinin sağlıklı bir şekilde gelişmesine imkan verecek hizmetler sunmak ve onları ruhsal ve bedensel sağlıklarına özen gösteren bireyler olarak yetiştirmek, birlikte düzenli ve disiplinli çalışma, dinlenme ,eğlenme ve spor yapma alışkanlıkları kazandırmak.

 


 

DUYURU PANOMUZ
YAZI YAZ
•Burayada yazı yaz!...
• yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz


----------------


----------------
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
----------
SİTENE EKLE
-->

 

MİSYONumuz 

Misyonumuz

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi ve çalışanının beden ve ruh sağlığını korumak, dinlenme spor yapmak ve ilgi alanlarına göre boş zamanlarını değerlendirmek, yeni ilgi alanları kazanmalarına imkan sağlayarak, gerek sağlık ve gerekse sosyal durumlarının iyileşmesine, yeteneklerinin ve kişiliklerinin sağlıklı bir şekilde gelişmesine imkan verecek hizmetler sunmak ve onları ruhsal ve bedensel sağlıklarına özen gösteren bireyler olarak yetiştirmek, birlikte düzenli ve disiplinli çalışma, dinlenme ,eğlenme ve spor yapma alışkanlıkları kazandırmak.

 


DUYURU PANOMUZ
YAZI YAZ
•Burayada yazı yaz!...
• yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz


----------------


----------------
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
Burayada yazı yaz
----------
SİTENE EKLE

--

--

--

--

 

Basketbol ve zeka

 

 
 

Basketbol ve Zeka

 

 

Basketbol ve ZekaAltyapı Antrenörleri, sporcularının en iyi seviyeye gelmesini sağlamak için sporcunun özelliklerine göre nasıl davranacaklarını bilmeleri gerekir. Peki, sporcunun iyi bir seviyeye gelmesi için ne yapmalıyız? Tabi ki sporcunun bilgi ve yeteneklerine göre, bir program dâhilinde çalışmasıyla olur. İkinci bir soru sporcunun iyi bir düzeye gelmesi için sporcu merkezli mi davranmak lazım? Bu sorunun cevabı da evet; antrenörler plan ve programını oyuncuların yetenek, zekâ gibi önemli olan bireysel yapılarındaki özelliklere göre değerlendirmeleri şart. sporcunun zekâ türlerini çalıştırıcı gözlem veya anketlerle ölçe bilir. Bu şekilde antrenmanlarda ve müsabakalarda en iyi performansı alır. Şimdi oyuncuların zekâ türleri nedir diye bakalım.

MANTIKSAL-MATEMATİKSEL ZEKÂ: Sayılarla düşünme, hesaplama, sonuç çıkarma, mantıksal ilişkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, eleştirel düşünme, sayılar, geometrik şekiller gibi soyut sembollerle tanışma, bilginin parçaları arasındaki ilişkiler kurma becerisidir.

Antrenman ve oyun esnasında yapılan işle ilgili sorular sorar. Hızlı bir şekilde zihinsel matematik yapar. Matematik aktivitelerini, strateji oyunlarını, mantık bulmacalarını sever. Yüksek düşünme tekniklerini kullanır. Zekâ oyunlarında başarılıdır. Deney yapma, sınama, sorgulama ve araştırmalardan zevk alır. Öğrenmede daha çok keşifler, düşünme, tümevarım ve problem çözmeden yararlanır. Neden-sonuç ilişkilerini çok iyi kurar. Somut cisimleri soyut sembolik ifadelere dönüştürebilir. Mantıksal problem çözümlerinde başarılıdır. Hipotezler kurar ve sınar. Miktar tahminlerinde bulunur. Grafikler ya da şekiller halinde verilen (görsel) bilgileri yorumlar. Grafik, şema, şekillerle çalışmaktan hoşlanır.

Antrenmanda: Akıl yürüterek, soyut modelleri tasarlayarak, sayılarla düşünerek, ilişkileri ve bağlantıları kurgulatarak öğrenme. Örnek vererek çalışmalarınızı yapa bilirsiniz. Oyuncunuzu bir konu anlatacağınız zaman mümkün olduğunca sayılar üzerinden anlatırsanız anlatılan konun sporcunun hafızasında kalmasını sağlarsanız. Örneğin 5 numaralı oyuncunun sağında dur. 2 numaralı oyuncunun perdele gibi

GÖRSEL-UZAYSAL ZEKÂ: Görsel-uzaysal zekâya sahip insanlar, yer, zaman, renk, çizgi, şekil, biçim, desen gibi olgulara ve bu olgular arasındaki ilişkilere karşı aşırı hassas ve duyarlıdırlar. Görsel zekâsı güçlü olan bireyler, varlıkları, olayları veya olguları görselleştirerek ya da resimlerle, çizgilerle ve renklerle çalışarak en iyi öğrenirler.

Görsel-uzaysal zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Diyagramları veya tabloları yazılı materyallerden daha kolay okur.

Filmleri, slâytları ve benzeri diğer görsel sunuları izlemeyi sever.

Antrenmanlarda veya oyun esnasında resimlerden veya tablolardan konun anlatılması daha etkili olur

BEDENSEL ZEKÂ: Bu tür zekâ alanı, koordinasyon, denge, güç, esneklik ve hız gibi bazı özel fiziksel yetenekleri ve bu yeteneklerin hepsinin bir arada işlemesini sağlayan dokunsak nitelikteki bazı özel becerileri de içermektedir. Bu zekâ türüne sahip insanlar, en iyi yaparak-yaşayarak, dokunarak, hareket ederek ve ilk elden tecrübe ederek öğrenirler.

Bedensel-kinetik zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Birden fazla sportif faaliyetlerde başarılıdır.

Bir yerde uzun süre kaldığında hareket etmeye, kımıldamaya veya ritim tutmaya başlar.

Başkalarının hareketlerini kolayca taklit edebilirler.

El becerileri top koordinasyonları çok iyidir

Bir şeyi en iyi yaparak ve yaşayarak öğrenir.

SOSYAL ZEKÂ: Sosyal zekâ, bir insanın çevresindeki insanların duygularını, ilgilerini, isteklerini ve ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve karşılama kapasitesidir. Sosyal zekâsı güçlü olan sporcular bir grup içerisinde grup üyeleri ile işbirliği yapma, onlarla uyum içinde çalışma ve bu kişilerle sözlü ve sözsüz iletişim kurma gibi yetenekleri söz konusudur. Bu zekâ türüne sahip sporcular, genellikle başka insanların ilgilerini ve ihtiyaçlarını çok iyi algılarlar ve onların duygularını, düşüncelerini ve karakterlerini adeta yüzlerinden okurlar.

Sosyal zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Arkadaşlarıyla olan ilişkileri çok iyidir.

Grup içerisinde doğal bir lider görünümündedir.

Başkaları ile birlikte çalışmayı sever.

Başkaları daima onunla birlikte olmak ister.

Başkalarını önemser.

Empati yeteneği çok iyi gelişmiştir.

Bir şeyi başkalarıyla işbirliği yaparak, onlarla paylaşarak ve onlara öğreterek öğrenmeyi sever.

İÇSEL ZEKÂ: İçsel zekâ, bir sporcunun kendisini tanıması ve kendisi hakkında sahip olduğu bu bilgi ve anlayış ile çevresinde uyumlu davranışlar sergilemesi yeteneğidir. Bu zekâ türü ile bir kişinin kendisini objektif olarak başkalarının gözüyle görebilmesi kabiliyetidir. İçsel zekâ, bir kişinin kendisinin zayıf ve güçlü olduğu yönlerini anlaması, kim olduğunu, ne yapmak istediğini ve neyi yapmak istemediğini veya çeşitli durumlarda nasıl davranması, nelere yönelmesi ve nelerden uzak durması gerektiğini bilmesi ve bütün bunlara bağlı olarak da hayatında doğru kararlar almasıdır.

İçsel zekâsı kuvvetli olan bir sporcu;

Bağımsız olma eğilimindedir.

Kendisinin zayıf ve güçlü yanlarını bilir.

Hayattaki amacının ne olduğuna ilişkin iyi bir anlayışa sahiptir.

Duygularını, hislerini ve düşüncelerini açıklıkla dile getirir.

Hayattaki başarılarından ve başarısızlıklarından ders almasını bilir.

Kendine güveni yüksektir.

ALAN ZEKÂ Basketbol oyunu bir alan mücadelesidir. Rakibin alanını daraltmak ve kendi alanını büyütmek amaçtır. bu düşünce çerçevesinde sporcunun saha içersinde alan (SAHA) zekasına sahip olması gerek oyuncunun nerede oynayacağını nere hangi hareketleri yapacağını alan zekası geliştirilerek yapıla bilir .

TRANSFER ZEKÂ Buna aktarma zekâsı da diyebiliriz. Yani bir alanda öğrendiklerini diğer alana aktarma. Antrenmanda öğrendiklerinin ne kadarını oyunda kullanabildiğini gösterir. Antrenmanlarda uygulanan Dirilleri maç esnasında uygulama zekâsı (transfer zekânın) geliştirilmesi olur.

Sonuç olarak antrenör çalıştığı sporcuların nelere ilgi duyduğunu veya kişisel özelliklerden yararlanarak çalışmalarını planlar. Burada antrenör ün gözlemleri çok önemlidir.

Üniversite Öğrencilerinin boş zamanı

 

 

Günlük yaşantımız içinde, çalışma ve diğer etkinliklerimizin sıkıcı ve kendini tekrarlayan çabalara dönüşmesi, boşzaman değerlendirme etkinliklerini yaşamımızın önemli bir parçası ve bir yenilenme aracı haline getirmiştir. Buna paralel olarak, kişilerin boş zamanlarını değerlendirmelerine yönelik çok seçenekli hizmetler sunan canlı bir sektör de oluşmuştur. Ekonomik verimliliğin artması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesiyle ortaya çıkan boşzamanın bilinçli bir şekilde değerlendirilmesi, pozitif sonuçları olacak bütünsel bir çaba olmalıdır. Bu konuda yapılan çalışmalarda, boşzamanın pozitif kullanımının artmasının kendini gerçekleştiren ve ruhen sağlıklı gençlerin gelişmesine katkıda bulunduğu yaygın olarak ifade edilmektedir (Passmore, A. ve French, D., s.67).

 

 

 

Boş zaman, kişinin çalışmadığı, yaşam zorunluluklarının ve biçimsel görevinin dışında kalan ve kişinin kendi isteği yönünde harcayabileceği zamandır (Kılbaş, Ş. s.28). Bu nedenle boşzaman aslında çok önemli bir yaşam dilimini oluşturmaktadır. Bu alanda en sık kullanılan iki sözcük olan boşzaman ve rekreasyon, bir ölçüde örtüşmekle birlikte, aynı anlama gelmemektedir. Rekreasyon, yukarıda tanımlanan boşzamanın çeşitli etkinliklerle değerlendirilmesi olarak kabul edilmektedir. Aristo, boşzaman etkinliğini, "başka bir amaç olmadan, sadece yapmak için yapılan bir etkinliğin içinde bulunma durumu" şeklinde ifade etmektedir (Kraus, R., s.254). Önemli Fransız sosyologlarından Joffre Dumazedier de, boşzaman etkinliğini, diğer bir deyişle rekreasyonu şöyle tanımlamaktadır: Boş zaman etkinliği, kişinin çalışma, ailevi ve toplumsal zorunluluklar dışında, rahatlamak, uzaklaşmak, ya da bilgisini ve topluma katılımını artırmak için kendi isteğiyle yaratıcı kapasitesini harekete geçirdiği herhangi bir etkinliktir (Kraus, R., s.256).

 

 

 

Her geçen gün yeni rekreatif etkinlikler gündeme gelmekle beraber, sözkonusu faaliyetler bazı temel etkinlik alanları altında toplanabilir. Dumazedier, rekreatif etkinlikleri şu şekilde gruplandırmıştır (Karaküçük, S., s.83):

 

 

 

1. Sanatsal (sinema, edebiyat, tiyatro, müzik, resim, fotoğraf, vb.),

2. Entelektüel (kitap, konferanslar, radyo, TV, vb.),

3. Sosyal (aile, partiler, toplantılar, vb.),

4. Pratik (bahçecilik, el sanatları, el işleri, vb.)

5. Fiziki (spor, yürüyüş, avcılık, balıkçılık, vb.) etkinlikler.

 

 

 

Başka bir bölümlemeye göre de rekreatif etkinlikler, bedensel ve zihinsel sporlar, müzik, drama, hobi aktiviteleri, el sanatları ve işleri, sosyal aktiviteler, dans, kamping ve açık hava etkinlikleri olarak sınıflandırılmaktadır (Jenny, s.43). Benzer sınıflamalar, rekreatif etkinliklere katılımın, kişilerin yaşam biçimlerine ve zaman kullanımlarına göre değiştiğini göstermektedir. Bu katılım çeşitliliği ülkelere, nüfusun sosyal yapısına, kültürel düzeye, çağdaş yaşam alışkanlıklarına göre de değişirken, etkinliklerin seçiminde, kişilerin sadece kendi ilgi alanını oluşturarak o alanda bazı etkinliklere katılması, diğer bir deyişle etkinliğin seçiminde özgür olması da önemli bir faktördür. Günümüzde, boşzamanın kullanımı ve rekreatif etkinlikler hızla büyüyen bir harcama alanı haline gelmiştir (Aydoğan, F.,s. 150). Kitlelere sunulan etkinlikler de büyük bir pazar oluşturmaktadır.

 

 

 

Rekreatif etkinliklerde tartışma konularında biri, bu etkinliklerin ne kadarının izleme, dinleme gibi pasif etkinlikler, ne kadarının da aktif katılımlı etkinlikler olduğudur. Diğer tartışma alanı ise, kişilerin özgürce kullandıkları boşzamanda, etkinliklere ne kadar özgürce katılabilmekte olduklarıdır. Bunun yanı sıra, rekreatif etkinliklerin katılımcıya ifade ettiği değer de önemlidir. Amerika Birleşik Devletleri´nde bir üniversitede yapılan bir araştırmada kişiler, katıldıkları etkinlikleri % 38 oranında yüksek değerde, % 56 oranında düşük değerde bulduklarını belirtmişlerdir (Kelly, J.R.,s.57). Buradan, kişilerin yarısından fazlasının boş zamanlarını iyi değerlendiremediklerine inandıkları anlamı çıkarılabilir.

 

 

 

Boşzaman etkinliklerinin tercih nedenlerinin sıralanabilmesi amacıyla, Pierce (1980) tarafından çeşitli doyum ölçütleri oluşturulmuştur. Bunların bazıları, dostluk, dinlenme-rahatlama, başarı, güç, üstünlük, coşku, yenilik, entelektüellik, hoşsohbetlilik, zamanı değerlendirme, yapıcılık olarak sıralanmaktadır (Kılbaş, Ş., s.34). Rekreasyonun eğlendirme ve dinlendirme işlevinin yanı sıra toplumsal değişmeyi ve kalkınmayı destekleyen eğitim işlevi de önem kazanmıştır. Özellikle toplumsallaştırma ve kişilik gelişimini sağlama açısından gençlerin yetiştirilmesinde kurumsal bir niteliğe bürünmektedir (Kılbaş, Ş., s.69). Gençlerin boşzamanlarını değerlendirmeleri ve rekreatif etkinliklere katılımları, üniversite eğitimleri sırasında okulların kendilerine sunduğu olanaklar kapsamında yarı örgütlü bir şekilde gerçekleşmekte; bu bağlamda üniversiteler öğrencilerinin resmi eğitimleri dışında kalan zamanlarını iyi bir şekilde değerlendirmeleri için de yönlendirici rol üstlenebilmektedirler. Üniversitelerin hazırladıkları rekreasyon programları ve buna ilişkin altyapı olanakları, gençlerin aralarındaki iletişimi artırırken diğer katılım nedenlerini de tatmin etmektedir.

 

 

 

Türkiye´deki üniversitelerde öğrenim gören gençlerin boşzaman etkinliklerine katılımları son yıllarda üniversite kampüslerinin gelişmesi ve yönetimlerin bu konudaki çabalarıyla gün geçtikçe artmaktadır. Türkiye´de üniversiteler genelinde, fakülte ve yüksekokulların sayısı 1998 yılına kadar 1172 iken, öğrenci sayısı tahmini olarak 1 213 000, üniversitede okullaşma oranı % 24 olmuştur (DPT, Ekonomik ve Sosyal Göstergeler Raporu, 2002). Üniversite yönetimlerinin öğrenci etkinlikleri için sağladığı olanaklar, özellikle sportif etkinlikler, yarışmalar, topluluklar, kulüpler ve kültürel etkinlikler kapsamında yürütülmektedir.

 

 

 

Bu çalışmanın amacı; Ankara´da bulunan 4 üniversitenin öğrencilerinin boşzamanlarında hangi tür etkinliklere katıldıklarını, bu etkinliklere ayırdıkları süreleri, etkinliğe katılım araçlarını belirleyerek, üniversite gençlerinin boşzamanlarını ne şekilde değerlendirdiklerine ilişkin kısmi bir tespitte bulunmaktır.

 Sporda sürekli kaygı düzeylerine göre saldırganlık

 

Spor psikolojisi alanında yapılan çalışmalarda, bireylerin davranışlarını açıklama ve öngörü sağlayacak bulgulara ulaşma girişimleri içerisinde, rekabet ortamlarının bir sonucu olarak değerlendirilen saldırgan davranışa ilişkin net açıklamalar getirilmesinin oldukça zor olduğu dikkati çekmektedir. Saldırganlığı, tartışmaya yer vermeyecek şekilde tanımlamak güçtür. Saldırgan davranış, bir çok yazar tarafından farklı biçimde tanımlanmıştır. Saldırganlığa ilişkin olarak getirilen kriterlere uygun olarak tanımlamalar yapılmaya çalışılmıştır. Bu kriterler çerçevesinde Gill (1986) saldırganlığı, yaşayan bir organizmaya kasıtlı olarak zarar verme ya da incitmeye yönelik davranış olarak tanımlanmıştır. Alderman saldırganlığı, diğer bireylere sıkıntı ya da zarar vermek için yapılan kasıtlı davranış olarak (Akt.Anshel, 1997); Baron ve Richardson ise, başka birisine zarar verme, onu incitme amacı güden ve böyle bir davranıştan kaçınmak isteyen birisine yöneltilen herhangi bir davranış şekli olarak tanımlamaktadır (Akt.Wann, 1997). Berkowitz�e (1993) göre de saldırganlık; birisine fiziksel ya da psikolojik olarak zarar verme niyeti taşıyan davranış şekli olarak tanımlanmaktadır. Saldırganlık ile ilgili yapılan bu tanımlamalarda ortak olan yönler bulmak olasıdır. Bunlardan ilki, saldırganlık olarak isimlendirilen açık davranışın canlı bir hedefe yöneltilmesi gerekmektedir. İkincisi, bir eylemin saldırganlık olarak nitelendirilebilmesi için hedefin zarar görmesi isteği bulunmalıdır. Üçüncüsü ise saldırganlıkta zarar verme veya incitmenin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu gerçekleşirken hedefin zarar görmesinden mantıksal bir beklentinin de bulunması gerekmektedir (Cox, 1985).

Saldırgan olarak nitelendirilebilecek bir davranışın iki tipinden söz edilmektedir. Bunlardan ilki araçsal saldırganlık (instrumental aggression), ikincisi ise düşmanlık içeren saldırganlıktır (hostile aggression) (Silva & Weinberg, 1984). Araçsal saldırganlıkta amaç, bazı hedeflere ulaşmaktır ve diğer bireylere zarar verme durumu, bu hedefe ulaşma girişimi sürecinde kazara meydana gelmektedir. Düşmanlık içeren saldırganlıkta ise amaç, birisini sakatlamak ya da psikolojik zarar vermektir (Anshel, 1997; Weinberg & Gould, 1995). Saldırganlığın bu iki biçiminin yanında saldırganlıkla sıklıkla karıştırılan üçüncü bir davranış türünden de söz etmek gerekir ki, bu davranış atılganlık (assertiveness) ya da atılgan davranıştır. Atılgan davranış, bir hedefe ulaşabilmek için kurallara uygun (yasal) sözel ya da fiziksel gücün ve stratejinin kullanımını içeren artırılmış fiziksel davranış olarak tanımlanmaktadır. Burada diğer bireylere zarar verme ya da sakatlama niyeti bulunmaz (Henschen & Straub, 1995; Wann, 1997). Bunlara ek olarak aktif saldırganlık (active aggression) ki vurma şeklinde bir eylemle gösterilebilir, pasif saldırganlıktan ayrılır. Pasif saldırganlık (passive aggression) edilgen olmanın neden olduğu zarar verme olarak tanımlanmaktadır (örneğin acı çeken birine yardım etmemek gibi). Saldırganlık ile ilgili yapılan çoğu çalışmada herhangi bir spor dalı ile uğraşan bireylerin spor ortamı dışında daha sıklıkla saldırgan davranışlar sergilediklerini; diğer bir grup araştırmada, bu sporları yapanların spor dışı yaşantılarında saldırgan davranışları daha kolaylıkla kontrol ettikleri, dolayısıyla daha az saldırgan davranışlarda bulundukları yönünde bulgular elde etmişlerdir (ör. Nixon, 1997; Tiryaki, 1997). Bu durum, saldırgan davranış ile ilgili olarak daha açıklayıcı sonuçlar elde edebilmek için bireylerin diğer psikolojik faktörlerin incelenmesi gereksinimini doğurmaktadır. Dolayısıyla saldırganlığı etkileyen faktörlerin göz ününde bulundurulması, saldırganlık eğilimini açıklamada daha etkili olacaktır. Bu faktörlerin içerisinde en belirgin olarak bireyin kaygı düzeyi düşünülebilir. Genelde spordaki kaygı ile ilgili araştırmalarda temel amaç, kaygı ve stresin nedenlerini anlamak ve ortaya çıkarmak olmuştur. Kaygı ve strese ait nedenleri araştırmada sporcuların korkularından sosyal ve durumsal streslerle karşı karşıya kalındığında gösterdiği diğer psikolojik reaksiyonların analiz edilmesi sonucunda elde edilen verilerden faydalanılmıştır (Moralı & Doğan, 1996). Bu bağlamda bireyin içinde bulunduğu ortamın özellikleri, bir başka deyişle ortamın birey üzerinde oluşturduğu baskıya bağlı olarak davranışında görülen değişikliklerden söz edilmektedir. Kaygı iki biçimde görülmektedir. Sürekli kaygı ki, bireylerin davranış örüntülerinin parçasıdır; diğeri durumluk kaygıdır. Sürekli kaygı, çevresel koşullardan bağımsız olarak bireyin huzursuzluk, vesvese, endişe duyma, karamsar olma, stres altında aşırı duyarlılık gösterme ve yoğun reaksiyonlarda bulunma eğilimi biçiminde tanımlanmaktadır. Sürekli kaygı bireyin davranışlarında doğrudan doğruya gözlenemez. Ancak değişik zaman ve koşullarda saptanan durumluk kaygı reaksiyonlarının şiddetinden ve sıklığından yararlanılabilir (Öner, 1977). Spielberger, yüksek sürekli kaygı düzeyine sahip bireylerin birçok durumu tehdit edici olarak algıladıklarını ileri sürmüştür (Akt. Woods, 1998). Bu düşünceden yola çıkılarak, bireylerin sürekli kaygı düzeylerinin, saldırgan davranışa etkilerini ortaya koymak ve bu ilişkide cinsiyet ve spor yapma durumunun rolünü belirlemek gerekliliği üzerine odaklanılmıştır.

Misyonumuz

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi ve çalışanının beden ve ruh sağlığını korumak, dinlenme spor yapmak ve ilgi alanlarına göre boş zamanlarını değerlendirmek, yeni ilgi alanları kazanmalarına imkan sağlayarak, gerek sağlık ve gerekse sosyal durumlarının iyileşmesine, yeteneklerinin ve kişiliklerinin sağlıklı bir şekilde gelişmesine imkan verecek hizmetler sunmak ve onları ruhsal ve bedensel sağlıklarına özen gösteren bireyler olarak yetiştirmek, birlikte düzenli ve disiplinli çalışma, dinlenme ,eğlenme ve spor yapma alışkanlıkları kazandırmak.

 

Vizyonumuz

Yarınlarımızı emanet edeceğimiz öğrencilerimizin bedensel, ruhsal ve kişilik yönünden gelişebilecekleri bir ortam oluşturabilmek; kültürlü, dinamik ve sağlıklı nesillerle çağdaş ve daha güçlü bir Türkiye’ye ulaşabilmek.

Anasayfa > Site haritası

Site haritası

  • Ana sayfa
  • Hakkımızda
  • Bize ulaşın
  • Geri bildirim
  • Resim galerisi
  • Ziyaretçi defteri
  • Spor Kurulu
  • Spor Kolu
  • Basketbol
    • Bayan Basketbol
    • Erkek Basketbol
  • Voleybol
    • Bayan Voleybol
    • Erkek Voleybol
  • Salon Futbolu
  • Masa Tenisi
  • Satranç
    • Ana sayfa
  • Tenis
  • Atletizm
  • Yamaç Paraşütü
  • Su Altı Dalış
  • Briç
  • Bowling
  • Eskrim
  • Skydiving
  • Oryantring
  • Street Ball
  • Yüzme
  • Dart
  • Badminton
  • Kayak
  • Trekking
  • Bilardo
  • Bilek Güreşi
  • Futbol
  • Buz Pateni
  • misyon

Site haritası Yazdır RSS

© 2011 Tüm hakları saklıdır.

Ücretsiz web sitesi oluşturun!Webnode

 
Website powered by Webnode
Launch your own website for free!
Start here